Avrupa’da sarımsak ticareti yapan işletmelerin %72’si, ürün kaybını taşıma sürecindeki nem ve mekanik hasarlarla ilişkilendiriyor. Özellikle 10 kg’lık ağ torba paketleme yöntemi, bu sorunların çözümünde öne çıkıyor. Bu makalede, Avrupa’daki tedarik zinciri yöneticilerine yönelik gerçek verilere dayalı bir rehber sunuluyor.
10 kg’lık ağ torba, sadece taşıma kolaylığı değil, aynı zamanda ürün kalitesini koruma konusunda da etkili. Örneğin, geleneksel plastik torbalarda gözlemlenen %18-22 oranındaki küflenme oranı, bu ağ torbada %4’e düşüyor. Bunun temel nedeni, torbanın yüzeyindeki mikro delikler sayesinde havanın dolaşımını sağlayabilmesi. Bu yapı, içerdeki nemin birikmesini engellerken, ürünün doğal oksijen alımını da destekler.
| Paket Türü | Küflenme Oranı (%) | Uzun Yol Taşıma Etkisi |
|---|---|---|
| Geleneksel Plastik Torba | 18–22 | Yüksek (Çarpma, Sallanma) |
| 10 kg Ağ Torba | 3–4 | Düşük (Yumuşak Yapı, Hava Akımı) |
Sarımsak taşınırken en kritik aşamalar şunlardır: yükleme, depolama, nakliye ve raf ömrü. 10 kg ağ torba, her aşamada stabilite sağlar. Örneğin, Almanya'da bir distribütör firması, bu paketleme yöntemiyle 14 günlük soğuk zincir taşımasında ürün kalitesini %95 oranında korudu. Ayrıca, paletlerdeki dizilişte standart boyutlar sayesinde %25 daha fazla hacim kazanılıyor — bu da yük taşıma maliyetlerini doğrudan düşürüyor.
Avrupa’nın yeni çevresel düzenlemeleri (örn. EU Green Deal), lojistik süreçlerde sürdürülebilirliği zorunlu hâle getiriyor. 10 kg ağ torba, geri dönüştürülebilir malzemeden üretiliyor ve tekrar kullanılabilirlik potansiyeli yüksek. Bu sayede, bir ton sarımsak taşıdığında yaklaşık 12 kg CO₂ emisyonu azaltılıyor. Avusturya’daki bir kurum, bu yöntemle yıllık 40 ton karbon salınımını azalttı.
İpucu: Avrupa’daki tedarikçiler için, bu paketleme stratejisi, hem müşteri memnuniyetini hem de çevresel uyumluluğu artırır. Nasıl optimize edebileceğinizi öğrenmek mi istiyorsunuz?